Kuzeyi soğuk, güneyi sıcak, yüksek askeri güç, tarım ve hayvancılık, bereketli topraklar, karmaşık uluslar, sınırlı ticaret
Fongria, onu en az bir kere görmüş olan yabancılar için altın bir güneşi çağrıştırır. Kuzeyle bitişik olan fakat güneye uzanan bu ülkede güneşin bu kadar öne çıkması dikkate değerdir. Fongria’da güneş kutsaldır ve insanların pek çoğu sabah güneş henüz aymaktayken kalkar ve işlerinin başına geçerler. Bu eğilim ya da alışkanlık, tuhaf bir biçimde Fongria’nın her yerinde görülmüş ve yıllar boyu Fongria’da kurulmuş tüm devletler tarafından da teşvik edilmiş, adeta bir halk ve devlet geleneği haline gelmiştir.
Fongria’nın askeri kapasitesi büyüktür, bunun sebeplerinden biri Fongria’da çok fazla hanedanlığın yaşamış ve çok fazla devletin kurulup yıkılmış olmasıdır. Kuzey Savaşlarının sonuna kadar ülkede Nimgad’ı aratmayacak bir manzara varken Kuzey Savaşlarının sona ermesi ve İmparator Mabivacenna’nın kendini Fongria’nın tek hükümdarı ilan etmesiyle bu manzara da tarihe gömülmüştür. Kuzey Savaşları, Fongria’yı uzun yıllar boyunca fazlasıyla yıpratmıştır ancak sona ermesi ve Fongria’nın birleşmesiyle sonuçlanınca büyük askeri tecrübe ve potansiyel kendini birdenbire tek kaynakta buluvermiştir ve Mabivacenna bunu kullanırken tereddüt etmeye hiç de niyetli değildir. Fongria’da genel olarak her yerde, kuzeyde de güneyde de hayvancılık yapılır. Güneydeki geniş ovaların bereketi, bütün adalar ülkelerinde nam salmıştır ve Fongria’ya yetecek, hatta fazlasıyla artacak düzeyde bir tarımsal üretim bu ovalarda yapılmaktadır. Fongria, topraklarının bereketine karşın uzun süren Kuzey Savaşları sebebiyle ticari bağlantılar kuramamıştır. Üzerinde kurulmuş devletlerin hepsinin tarımla ilgilenmesi ve donanma yapımıyla uğraşmak istememesi nedeniyle deniz ticareti sınırlı kalmıştır. Kara ticareti sınırlı miktarda Abteres ile görülmüştür fakat Kuzey Savaşlarının en ağır geçtiği yerler adından da anlaşılacağı gibi ülkenin kuzeyi olduğundan dolayı kara ticaretinde de sürekliliğe rastlanmamıştır.
Fongria ülkesi, İmparator Mabivacenna’nın saltanatıyla birleşmiş olmasına rağmen pek çok ulusu barındırır ve insanlarının Fongrialıyım demek yerine bağlı oldukları hanedanlık veya eski devletlerin isimlerini zikrettikleri de görülür.
Fongria, adalar ülkeleri arasında en kalabalık olanıdır. Kuzeyi soğuk, güneyi sıcaktır. Mabivacenna, eskiden daha kuzey doğuda bulunan ve hanedanlığının da evi olan başkent Kalakor’u terk etmiş ve kadim Astrian İmparatorluğuna başkentlik yapmış olan Astri’yi yeni başkenti ilan etmiştir.
Fongria, Mabivacenna’nın saltanatı öncesinde pek çok küçük krallık, beylik, hanedanlıktan meydana gelen bir ülkeydi. Nimgad’ın aksine bunların pek çoğu bir krala ya da imparatora bağlılık yeminleri bulunmayan egemen devletlerdi. Ancak 2 numaralı bölgenin çoğuna hakim olan bir krallık vardı. Adı Fongria olan bu krallığın hanedanlığı olan Tasirus ailesi, soylarının kadim Astrian İmparatorluğunun bir koluna dayandığını iddia eder. Tasirus hanedanlığı, diğer pek çok devleti yıllar içinde ya diplomatik yollarla ya da savaşla sindirmeye çalışmıştır. Bu sürece Kuzey Savaşları adı verilir. Savaşın sonunda Tasirus hanedanlığının bir üyesi olan Mabivacenna, Abteres’e kadar olan bütün kuzey krallıklarını boyunduruk altına almış ve hanedanlıklarını yok etmiştir. Güneydeki krallıkların ise pek çoğu süreç içinde kendi rızalarıyla teslim olmuşlardır.
Fongria 1 numaralı bölge: Bu bölge, Fongria’nın meşhur dümdüz ovalarını barındıran bölgedir. Tarımsal üretimin zirvede olduğu, büyükbaş hayvancılığın da görüldüğü çok bereketli topraklar buradadır. Astri, o dümdüz toprakların ortasında kalan genişçe bir tepenin üzerine inşa edilmiş bir şehirdir. Eski Astrian İmparatorluğu, stratejik avantajı ve tarlalara yakınlığı sebebiyle başkenti burada kurmuştu. Mabivacenna da sarayını Kalakor’dan Astri’ye taşıyarak yeni başkentini burası ilan etmiştir.
Fongria 2 numaralı bölge: Fongria eski başkenti Kalakor’un da bulunduğu bölgedir. Bu bölgenin büyük bir kısmı Kuzey Savaşları öncesinde de Fongria Krallığına aitti. Fongria, en başta bazı krallıklarla ittifaklar oluşturarak güçlü olan rakiplerini alaşağı etmiş, daha sonrasında kuzeye doğru yayılmaya başlamıştır. Bu bölgedeki topraklar da daha güneydeki ovalar kadar dümdüz olmasa da tarıma fazlasıyla elverişlidir ve büyükbaş hayvancılık çok yaygındır.
Fongria 3 numaralı bölge: Genelde dağlık bir bölgedir ve dağları Kuzey Savaşlarında pek çok asker ve hanedanlığın kanıyla sulanmıştır. Yıllar süren savaşlar dizisinin en şiddetli çarpışmaları burada yaşanmıştır ve bölgede yaşayan insanların neredeyse yarısı telef olmuştur. Bütün hanedanlıkların ortadan kaldırılmasından sonra bölge derin bir sessizliğe gömülmüştür.
Fongria 4 numaralı bölge: Fongria İmparatoruna itaat etmeden önce bölgedeki ülkenin kralı ülkesinde Eglasir’de yetişen endemik bir ağacın dikilmesini ve burada Eglasir ile birlikte kereste üretmeyi kabul etmişti. Kerestesinden çok dayanıklı gemiler üretilebilen bu ağaç, zaman içinde bölgede iyi bir orman oluşturabilecek kadar yayılmıştı. Mabivacenna, bölgeye hakim olmasıyla beraber Eglasir’le ortaklığı kaldırmıştır ancak eksik kalan ticari ilişkilere bir başlangıç olması adına Eglasir’e kereste satmaya sıcak bakmaktadır.