← Şiir Bölümlerine Dön

GEÇİTLERİN İZLERİ

Olay bir yere mi tutunma Aynı mı ses tonum karanlıkta? Kendimle bir yemek masasında Doymuşuz atıştırmalıklarla Beden zemheriyi arıyor etrafta Onları bilmem, ya benim için Olay ne zamandır bir yerlere tutunma? Örümcek ağları sanki cam kırıkları Gözlerimin buğulu aynalarında Köleliği teselliyle sindireceksen Durma, ne yanımda ne ardımda Ne önümde ne karşımda Umurumda değil, zerre kadar Acımadığın gibi, acımam hatırana Eh, Kaç gün sayacaksın Kaç kez bakacaksın Yalandan sayanların suratına Kaç uykudan yüzsüz uyanacaksın Yarın yok dediğin halde Kaç günü mal edeceğim Yarın yok dediğim yere Olmaması için yarının Kaç bugün lazım batakhaneye Kuşatma falan yok Hayaletler çoktur hurda çemberinde Geleceklerin arasında ölmüş kaç yaşam var Yaşadıklarım arasında kırpılmış kırpıklarda Kaç geçitin izi var? Geçit, benden geçememiş Kasırgalarla sarsıl geçemediklerinde Diğerleri net, ben bulanık Yersen, verdikleri normal buydu elime Düşe kalka derler, düşmediğim halde Söz neredeyse, laneti de orada takipte İkisi birbirinden kaçamaz asla Ayrı düşmeleri hikaye Yaşam dediğin aptal çerçeve Dünya dediğin yer hani nerede? Ay, yıldızlar, ağaçlar, sesler Anla, anlat onları öğretilmiş sözlerle İç konuşma dediğim Dışarıdan aldıklarımla bir kapışma Hiç konuşma boşuna Kusamıyorsan bu saçmalıkları Oturma masada karşımda Bunların adı aynı, Yarının boş umutları Topla dur o kırıntıları Sonra masaya koy Sen misin lan onların aşçısı? Kavramlara takla attıra attıra Geçip durma karşıma Bıktım artık, sebep sunup da Yüzüme yüzüme yalan konuşma Yok tabiyet de düşmanlık da Uzattığım eli nerelere çektin Bak yüzüme, yüzün varsa Ama giden ben olurum dimi nasılsa? -VEHYOR-